19 Ağustos 2010 Perşembe

geçerken uğriyim dedim

Yalnızız'ı okuyordum. 2. kez. kimbilir daha kaçıncı keç okuyacağım. müthiş kitap. ben kitap okurken kitabın içinde yaşarım. film izler gibi. ne duygu varsa geçer üstümden. bir karakter var orda baya dertli bunalımda. ister istemez darlandım sıkıldım bir ara veriyim dedim. telefonum da bir acayip malumunuz bir selam dahi veremiyorum dostlarıma. ama illaki bir şeyler yapmalıydım. elif şafak'ın sitesine rastladım twitter vesilesiyle. idealimdeki kadın denilebilir. ama ondaki temel yok bende, o çok görmüş çok yaşamış. her neyse ne diyecektim; bazen istanbuldan çıkıp sakin bir şehre yerleşmeli diyorum ama yok arkadaş çok zor. ben istanbulu unutmaktan değil istanbulun beni unutmasından korkuyorum. hem bir kere küçük yerlerde çok dedikodu oluyor. hani komşuluk önemli diyoruz ya. böyle herkesin herkesten bi haber yaşamasından dert yanıyoruz ya. diğer türlü olunca da elalemin dili durmuyor ki. geçen ablamların sitesinde bir hadise yaşadım. bizim aile mutaassıptır. ben sitenin havuzuna mayoyla giriyordum. hayır komik olan benim kıyafetim diğer havuza girenlere nisbetle daha muhafazakar. neyse, bir akşam apartman görevlilerinden biri enişteme bir şeyler demiş. efendim biz kapalı bir aileymişiz, benim mayoyla girdiğimden eniştemin haberi var mıymış laf olursa onlardan söylemesiymiş. bizi çok aydınlattı sağolsun. e tabi eniştem de bir türk erkeği sonuçta onun apartman görevlisine değil de bana kızmasını yadırgamıyorum. komik ve can sıkıcı neticede. hayır site istanbulda bir de. ama site sonuçta küçük ve insanlar kaynaşmış yıllarca otura otura. işte diyeceğim o ki küçük bir şehirde böyle vakalara daha sık rastlamak mümkün. trafiğiyle karbonmonoksitiyle gürültüsüyle hertürlü külfetiyle istanbul en iyisi. bir kere ondan kopmak ne mümkün. hem benim asıl hayalim fatih'te yaşamak değil mi? işte bazen evden aileden sıkılmak ve kaçmak ihtiyacı insana istanbulu bir kenara ittirtiveriyor kısa zamanlı olsa da. daha bir şeyler de yazacaktım halbuki. şu havuz meselesini anlatmak hiç aklımda yoktu. neyse unuttum da bak şimdi.

1 yorum: